← Tüm yazılar

İş akışını hızlandırmak için önce bekleyen işi görünür kılın

Bir işin neden geciktiğini anlamak için yalnızca son teslim tarihine bakmak yetmez. Kimin neyi beklediğini ve sıradaki kararın kimde olduğunu da görmek gerekir.

Workflow bottleneck illustration

Bir işin durumunu öğrenmek için üç kişiye mesaj atmanız gerekiyorsa, yeni bir toplantı planlamadan önce bilgi akışına bakmak isterim. Bilgi farklı yerlerde duruyor olabilir. Birden fazla kişi konuyla ilgileniyor, ama hiçbiri sıradaki adımı açıkça üstlenmiyor olabilir. Sistem üzerinde hareketli görünen bir iş, aslında günlerdir bir karar bekliyor olabilir.

Geliştirdiğim takip araçlarının başlangıç noktası bu: İş nerede bekliyor ve ilerlemesi için ne olması gerekiyor?

“Devam ediyor” yeterli bir açıklama değil

Örnek bir teslimat düşünelim. Siparişin durumu sistemde “devam ediyor” görünüyor. Tedarikçi parçanın hazır olduğunu söylüyor. Operasyon ekibi kontrol raporunu bekliyor. Müşteriyle görüşen kişi ise hangi tarihi paylaşabileceğinden emin değil.

Herkes kendi açısından doğru bilgiye sahip olabilir. Buna rağmen iş ilerlemeyebilir. Burada görmek istediğim kayıt şöyle olurdu:

Kontrol raporu bekleniyor. Raporu tedarikçi sorumlusu takip ediyor. Yarın saat 12.00’ye kadar gelmezse alternatif teslimat planı değerlendirilecek. Müşteriye verilecek tarih, rapor kabul edildikten sonra güncellenecek.

Bu, gerçek bir müşteri kaydı değil; yaklaşımı anlatmak için hazırlanmış bir örnek. Tek kelimelik durum etiketinden farkı ise açık: Sorumluyu, eksik bilgiyi ve sonraki kararı birlikte gösteriyor.

Bir kaydın cevap vermesini istediğim sorular

İlk soru, ne olduğu. Sorunun veya talebin kısa bir tanımı olmadan diğer alanları doldurmanın fazla bir anlamı yok. İkinci soru, bu durumun neyi etkilediği. Teslimatı mı, maliyeti mi, müşteri iletişimini mi, yoksa başka bir ekibin işini mi?

Sonra sorumluluğu netleştirmek gerekiyor. Burada konuyla ilgilenen herkesin adını yazmak yerine, ilerlemeyi takip edecek kişiyi belirtmeyi tercih ederim. Katkı sağlayan başka kişiler olabilir; ama işi yeniden gündeme kimin getireceği belli olmalı.

Sıradaki adımın da somut olması gerekir. “Kontrol edilecek” yerine, hangi bilginin kimden alınacağı yazılabilir. Nihai teslim tarihine ek olarak bir kontrol zamanı belirlemek, sorun büyümeden tekrar bakma fırsatı verir.

Son olarak, işin ne olduğunda tamamlanmış sayılacağını konuşmak isterim. Birinin konuya bakmış olması ile beklenen çıktının kabul edilmesi aynı şey değil. Onaylanan bir rapor, teslim edilen bir çıktı veya doğrulanan bir düzeltme bu ayrımı netleştirebilir.

Bütün bu alanların her işte zorunlu olması gerektiğini düşünmüyorum. Basit bir görevi uzun bir forma çevirmek de zaman kaybettirir. Önemli olan, o süreçte tekrar tekrar sorulan soruların cevabını aynı yerde bulabilmek.

Şeffaflık, herkesi sürekli izlemek değildir

Bir takip sistemini çalışanların her hareketini kaydetmek için tasarlamak istemiyorum. Benim ilgilendiğim şeffaflık, işin anlaşılabilir olması: Neden bekliyoruz? Kimden karar gerekiyor? Hangi bilgi eksik? Bu sırada hangi işi ilerletebiliriz?

Bu ayrım tasarımı da değiştiriyor. Sürekli güncelleme isteyen bir ekran yerine, karar verileceği veya iş devredileceği anda işe yarayan bir yapı kurmaya çalışırım.

Önceliğin de yalnızca tarihten ibaret olmaması gerekir. Müşteriye verilen sözü etkileyen bir gecikme ile başka hiçbir işi bekletmeyen bir iç görev farklı biçimde ele alınabilir. Bu nedenle kayıt üzerinde yalnızca “gecikti” değil, gecikmenin etkisi de görünmeli.

İlk uygulamayı nereden başlatırdım?

Böyle bir çalışmayı bütün şirkete aynı anda yaymak yerine, tek bir süreçle başlatmayı tercih ederim. Tedarikçi takibi, müşteri talebinin ilgili ekibe aktarılması veya vardiya devri uygun başlangıçlar olabilir.

Önce mevcut işleyişi çıkarırım. Ardından küçük bir örnek üzerinde şu soruya bakarım: Bu yapı sayesinde ekip, ilerlemek için daha az açıklama istemek zorunda kalıyor mu?

Pilotta takip etmeyi önereceğim göstergeler; ilk sorumlu atamasına kadar geçen süre, cevapsız kalan devirler ve aynı konu için yapılan tekrar yazışmaları olurdu. Bunlar mevcut prototiplerimle elde ettiğimi iddia ettiğim sonuçlar değil, bir uygulamanın faydasını değerlendirmek için önerdiğim ölçüler.

Benim için iyi bir takip aracı, daha fazla veri gösteren değil, bir sonraki adımı bulmayı kolaylaştıran araçtır.

Sizin deneyiminiz: İşinizde en çok hangi soru tekrar ediliyor: “Kim ilgileniyor?”, “Ne zaman bitecek?” yoksa “Şu an neyi bekliyoruz?”

Siz ne düşünüyorsunuz?

0 yorum

Deneyiminizi paylaşın, soru sorun veya farklı bir yaklaşım önerin. Saygılı ve konuyla ilgili yorumlara yer veriyorum. Yorum kuralları

Henüz yayımlanmış bir yorum yok. İlk görüşü siz paylaşabilirsiniz.

Sohbete katılın.

Yorum yapmak için profil oluşturun veya oturum açın. Yazıları okumak için üyelik gerekmez.

Site ve gizlilik bilgileri

Bu site, bağımsız olarak geliştirdiğim çalışmaları ve kendi yazılarımı paylaşmak için hazırlanmıştır. Örnek projeler, herhangi bir şirket tarafından sipariş edilmiş veya şirket içinde kullanıma alınmış uygulamalar olarak sunulmaz.

Demolardaki veriler temsilidir. Genel kullanıma açık demolara gerçek müşteri, çalışan veya şirket verisi girmeyin. Kısa demoların verileri yalnızca açık sayfada tutulur; yenileme işlemi örneği sıfırlar.

İletişim alanına yazdığınız metin bu siteye gönderilmez veya kaydedilmez. E-posta düğmeleri, mesajı kendi e-posta hesabınızda açar. Gönderdiğiniz e-postalar iletişim kurmak amacıyla değerlendirilir.

Siteye analiz veya reklam izleyicisi eklenmemiştir. Üyelik ve yönetim işlemlerinde gerekli oturum çerezi kullanılır. Üyelerin e-posta adresleri herkese gösterilmez; görünen ad, isteğe bağlı profil açıklaması ve onaylanan yorumlar yayımlanır. Abonelik formunu açtığınızda Brevo’ya bağlanılır. Üyelik, bülten aboneliği oluşturmaz. Barındırma sağlayıcısı teknik erişim kayıtları tutabilir.

LinkedIn, e-posta ve sertifika bağlantıları sizi ilgili hizmete yönlendirir. Bu hizmetlerin kendi gizlilik koşulları geçerlidir. Sorularınız için info@alpimamoglu.com adresine yazabilirsiniz.

Üyelik, yorumlar ve veri kullanımı hakkında ayrıntılar →